Image Hosted by ImageShack.us

11 Şubat 2007 Pazar

SU; VÜCUDUMUZUN %65'İNİ, BİTKİLERİN %60- 85'İNİ OLUŞTURUYOR



İnsan vücudunun yüzde 65'i, bitkilerin taze ağırlığının yüzde 60-85'i sudan oluşuyor. TEMA Vakfı'ndan edinilen bilgiye göre, su dünyanın yapısı ve canlıların yaşamı açısından büyük önem taşıyor.

Özellikle son yıllarda kullanılabilir su kaynaklarının azalması nedeniyle önemi daha da artan su, bütün canlı varlıkların yüksek oranlarda temel yapı taşını oluşturuyor.
TEMA Vakfı'ndan edinilen bilgiye göre, su dünyanın yapısı ve canlıların yaşamı açısından büyük önem taşıyor. Özellikle son yıllarda kullanılabilir su kaynaklarının azalması nedeniyle önemi daha da artan su, bütün canlı varlıkların yüksek oranlarda temel yapı taşını oluşturuyor.
İnsan vücudunun yüzde 65'i, kanın yüzde 80-90'ı, kasların yüzde 75'i ve bitkilerin taze ağırlığının yüzde 60-85'i sudan oluşuyor.
Dünyada 80 ülkede yaşayan yaklaşık 2 milyar insan, kurak mevsimlerde günde 2-3 litre suyu bile bulmakta güçlük çekiyor. Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı yıllık bin 500 ton civarında bulunuyor.
Araştırmalara göre, bir ton buğdayın üretilebilmesi için bin ton su, bir porsiyon bonfilenin yenecek halde önümüze gelmesi için 9 bin 800 litre, bir pilicin yenebilir hale gelmesi için bin 200 litre, bir kilo ekmek için 400-1200 litre suya ihtiyaç duyuluyor. Yani 250 gram ekmek için en az 100 litre su harcanıyor.
Aşırı su tüketimi önlenemediği sürece su kaynaklarının azalışı sürecek ve daha fazla insan su kıtlığı yaşayacak.
Suyun daha az kullanılması için bazı öneriler sunuluyor. Tuvaletlerdeki rezervuarların hacimlerinin küçültülmesi ve musluklardan akan suyun daha idareli kullanılması öneriliyor.
El yıkamada, sabunun ele alınmasından sonra musluğun açılması, çok su isteyen çim alanların azaltılması, yer altı su kullanımında yasal önlemler getirilmesi isteniyor

Etiketler: , , , , , , ,

25 Ocak 2007 Perşembe

KUŞLARDAKİ ŞAŞIRTICI DENGE

Herkesin mutlaka bir kez olsun dikkatini çekmiştir. Telefon telleri üzerinde dinlenen kuşlar hiç zorlanmadan dengede kalabilirler. Ne sürekli yön değiştiren rüzgar, ne de rüzgarın etkisiyle sallanan tel bu mükemmel dengeyi bozamaz.

Sirklerde çalışan cambazları düşündüğümüzde kuşların dengede kalma yeteneklerinin ne kadar üstün olduğu daha da iyi anlaşılır. Örneğin, gergin bir çelik halat üstünde yürümeye çalışan bir cambaz, dengesini sağlamak üzere, özel malzemeden yapılmış uzun bir sırık kullanmak zorundadır. Bu sırık cambaza bir tür terazi mekanizması kazandırır ve düşmeden tel üzerinde kalmasını sağlar.

Kuşlar ise dengelerini kurmakta herhangi bir alet kullanmazlar ama en iyi cambazdan çok daha yeteneklidirler: Bir telin üzerine havadan süzülerek iniş yapabilir ve 1 saniyeden daha az bir sürede dengelerini kurabilirler.

Alman bilim adamı Prof. Reinhold Necker, üstün birer akrobat olan kuşların nasıl olup da incecik bir tel üzerinde düşmeden kalabildiğini bulabilmek için tam dört yıl süren uzun bir araştırma yürüttü. Bochum Ruhr Üniversitesi'nde görev yapan araştırmacı, kuşların son derece özel bir denge mekanizmasıyla donatılmış olduğunu keşfetti. Bu araştırmaya göre, denge mekanizmasında iki farklı organ görev yapıyor.

Organlardan biri, diğer omurgalılarda da görülen iç kulak organı. Bu organ daha çok kuş havadayken faydalı oluyor ve kuş kanat çırptığı sırada ters yüz olmasını engelliyor.

Diğer organ ise kuşun leğen bölgesinde bulunuyor. Mükemmel işleyen bu organ omuriliğin sol ve sağ tarafındaki yarım daire kanallarından meydana geliyor. Omuriliğe bağlı simetrik kanalların içi özel bir sıvıyla dolu. Prof. Necker, bu sistemin işleyişini şöyle aktarıyor:

"Bu yarım daire kanalları bir terazi gibi işliyor. Kuşun vücudu nasıl hareket ederse bu sıvı ya o kanala ya da diğer kanala gidiyor".

Bu sistem elektronik bir bilgisayar sistemine benzer şekilde çalışan sinir hücrelerine dayanıyor. Mekanik uyarılmayla uyarılan loplardaki sinir hücreleri sinyali bacak ve beyinciğe gönderiyor. Necker, " Kaslar hareketi öyle düzenliyor ki kuşlar dengelerini mükemmel sağlıyor" diyor.

Bu organın denge üzerinde oynadığı rolü test eden bilim adamı, leğen bölgesindeki organları kusurlu olan kuşların denge sağlayamadıklarını ve yere düştüklerini belirledi.
Kuşlardaki bu harikulade denge organları olmasaydı, hafif bir rüzgar esmesiyle bulundukları tel üzerinden kolayca düşerlerdi. Bu organın en şaşırtıcı yönü ise otomatik çalışarak kuşu dengede tutuyor olması.

Organdaki tasarım incelendiğinde kanalların özel olarak varedildiği sonra akışkanlığı özel ayarlanmış bir sıvıyla doldurulduğu kolayca anlaşılmakta. Elbette böyle bir organ kuşun kendi iradesiyle oluşamaz. Ayrıca şuursuz atomlardan meydana gelen kas ve sinir hücreleri kuşu dengede tutmayı 'isteyemezler' ve gerekli ayarlamaları 'hesaplayamazlar'.

Etiketler: , , , , , ,







eXTReMe Tracker
TOPLIST Genç Toplist - Yeni Nesil Hit Arttırma Motoru Domain TOPlist
kurtlar vadisi barbie oyunları bak kim dans ediyor izlesene.com ismail yk murat boz msn ifadeleri you tobe ruya yorumlari burc yorumlari